
Bu gün her zamanki gibi işe gitmek için evden çıktım..
Öğle saatlerinde ki yakıcı sıcaklığın aksine
erken saatlerde insanın tenini saçlarını okşayan bir meltem
çiçeklerin ağaç yapraklarının üzerinde dans eder mişcesine esiyordu
Etrafımdaki güzellikleri seyrederek yürüdüm
Her zaman yürüdüğüm parkın ortasından geçerken
Orda ki simit,ci çocuğa takıldı gözlerim..
Elinde bişeylerle oynuyordu . benim yaklaştığımı görünce gülümseyerek
Elindeki serçe yavrusunu gösterdi .o kadar küçüktü ki
Yuvadan düşmüş sanırım onu yuvasına koymalıyız dedim..
Birlikte yavru kuşun yuvasını aradık ama bulamadık
Simitci çocuk ben gidiyorum abla dedi ve uzaklaştı
Elimin ortasında,kalbi çıkacakmış gibi atan o minik güzellikle kalakaldım
İşe geç kaldığımı fark ettim .. minik serçeyi ağacın dibine bıraktım ve yürümeye başladım
Birkaç adım attıktan sonra ilerdeki sokak kedisini fark edince geriye dönüp şerçeyi alarak işyerine geldim
Bir kutunun içine koydum onu karnını doyurdum.
Karnını doyurup ve onu parktaki tehlikelerden koruyup
İş çıkışı aynı yere koyacaktım.
Birkaç saat sonra onu kontrol etmeye geldim sabahkine nazaran daha iyi görünüyordu
Karnı da doyunca daha bir canlıydı..
Beni görünce ürktü kutunun içinde çırpınmaya başladı ve birden bire uçtu ve merdivenlerden aşağı düştü
Ona zarar vermenin korkusu ve pişmanlıkla onu aramaya başladım
Kolilerle dolu bir deponun içinde onu bulmak imkansızdı
Ya onu bulamazsam ya onu severken korumaya çalışırken ölümüne sebep olursam diye düşündükçe
İçimi inanılmaz bir hüzün ve pişmanlık kapladı .
Onu bulamazsam kutuların arasınada ölmesi kaçınılmazdı
Patrona depoyu temizleyip düzelteceğimi söyledim 2 saatlik bir arayışın ardından onu buldum
Okadar çok sevindimki yıllardır arayıp durduğum mutluluğu bulmuşcasına sevindim
Pusmuştu avucumun içine aldığımda onu ilk bulduğum andaki gibi atıyordu kalbi
Onun bulmanın verdiği huzurla oturdum ordaki eski tabureye.
Ben kendime yapılmasını istemediğim şeyi ona yapmıştım farkında olmadan
Beni ezen ve hertürlü şeyden soyutlayan , inciten
yaralayan bir sevginin ağırlığını taşımamış mıydım yıllarca
ewet serçeyi sevgimle incitmiştim bencilce sevişimle onu hırpalamıştım
orda kalmalıydı öleceksede orda kalmlıydı yaşayacaksa.
Aklım sıra sevdim onu koruduğumu zannettim
Oysa sevmek bencilce sahiplenmek değildi bunu benden iyi kimbilebilirki
Sevgi adı altında bütün haklarının elinden alınmasını, duygu ve düşüncelerine bile el konulmasını
Benden iyi kim bilebilirdiki..
Kendime duyduğum kızgınlığın verdiği hırsla birden yerimden kalktım
Kimseye bir şey demden koşarcasına yavru şerçeyi aldığım parka doğru yürüdüm
Onu ait olduğu yere bırakarak geri döndüm..
Demem o ki severek incittim serçeyi .. sevdiğimi sanarak korkuttum
Oysa sevdiğini söyleyen birinden, korkmanın ne demek
olduğunu…… benden iyi kim BİLEBİLİRKİ
BİRKADIN